Atölye, hazır kalıpla değil; ölçüyle başlar. Her müşteri, ister bir kişi ister bir marka olsun, önce bir görüşme masasına oturur — ne giyeceği, nasıl kullanacağı, neyi önemsediği konuşulur. Kalıp, ancak bu konuşmadan sonra çizilir.
Yıllar içinde biriken bilgi, tek bir prensipte toplandı: deri, kişiye göre şekillenmeli, kişi deriye göre değil. Bu yüzden atölyede standart beden tablosu yoktur; her kalıp, ait olduğu kişinin veya markanın adını taşır ve sonraki siparişler için saklanır.
Bugün atölye, hem bireysel müşterilere hem de koleksiyon geliştiren firmalara aynı süreci sunuyor: ölçü, kalıp, malzeme, üretim, teslim. Kısayol yok — sadece tekrar eden, güvenilir bir düzen var.